Nöroüroloji, mesane kanseri, üriner rekonstruksiyon, yeni mesane oluşturulması ve fonksiyonel ürolojide bilimsel, güvenilir tedavi yaklaşımı

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan malign bir tümördür. Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, dünyada ve Türkiye de erkek kanser vakalarının önemli bir kısmını oluşturur. Erken evrede herhangi bir belirti vermeyebilir, bu da düzenli taramanın önemini artırmaktadır.

Prostat kanseri genellikle yavaş büyüyen bir kanser türüdür. Birçok hasta uygun tedavi ile uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Ancak bazı vakalarda agresif seyredebilir ve hızlı ilerleme gösterebilir. Erken tanı prostat kanseri tedavisindeki en kritik faktördür.

Prostat Kanseri Risk Faktörleri

Prostat kanseri risk faktörleri, hastalığın kimlerde daha sık görülebileceğini anlamak açısından önem taşır. İleri yaş, aile öyküsü ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen etkenlerin yanında; beslenme düzeni ve kilo durumu gibi yaşam tarzıyla ilişkili unsurlar da risk üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle prostat kanseri açısından risk oluşturan unsurların birlikte değerlendirilmesi, takip sürecinin planlanması ve kişisel farkındalığın artırılması açısından yol göstericidir.

Risk FaktörüDetay
YaşEn önemli risk faktörüdür. 50 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar; vakaların çoğunluğu 65 yaş üzerinde tanı alır.
Aile öyküsüBirinci derece akrabada (baba, kardeş) prostat kanseri varsa risk 2-3 kat artar.
Genetik mutasyonlarBRCA1/BRCA2 gen mutasyonları prostat kanseri riskini artırır.
Irk/etnisiteAfro-Amerikan erkeklerde risk daha yüksektir ve hastalık daha agresif seyredebilir.
Beslenme alışkanlıklarıYüksek hayvansal yağ tüketimi riski artırabilirken, domates (likopen), brokoli ve yeşil çay tüketimi koruyucu olabilir.
ObeziteObez erkeklerde ileri evre prostat kanseri riski daha yüksektir.

Prostat Kanserinin Belirtileri

Erken evre prostat kanseri genellikle belirti vermez. Belirtiler çoğunlukla hastalık ilerlediğinde ortaya çıkar:

  • İdrar yapmada güçlük: Zayıf idrar akışı, başlamada gecikme, kesik kesik işeme.
  • Sık idrara çıkma: Özellikle gece idrara kalkma sıklığında artış.
  • İdrarda veya menide kan: Hematüri veya hemospermi.
  • Erektil disfonksiyon: Yeni başlayan veya kötüleşen sertleşme sorunu.
  • Kemik ağrısı: İleri evrede özellikle bel, kalça ve pelvis bölgesinde ağrı (kemik metastazı).
  • Kilo kaybı ve halsizlik: İleri evre hastalığın genel belirtileri.
Önemli: Prostat kanseri erken evrede belirti vermediğinden, 50 yaşından itibaren (aile öyküsü varsa 45 yaşından) düzenli ürolojik muayene ve PSA taraması yaptırılmalıdır.

 

prostat-kanserinin-belirtileri

 

Prostat Kanseri Tanı Yöntemleri

Prostat kanserinde tanı süreci genellikle birkaç farklı yöntemin birlikte değerlendirilmesiyle ilerler. İlk adımlardan biri PSA yani prostat spesifik antijen kan testidir. PSA düzeyinin yüksek bulunması prostat kanseri şüphesi doğurabilir; ancak bu test tek başına kesin tanı koydurmaz. Çünkü prostat büyümesi, enfeksiyon veya başka prostat sorunları da PSA yüksekliğine neden olabilir.

Tanıda kullanılan bir diğer yöntem parmakla rektal muayenedir. Bu muayenede prostatın sertliği, yüzey düzensizliği veya nodül varlığı değerlendirilir. Elde edilen bulgular, ileri inceleme gerekip gerekmediği konusunda yol gösterici olabilir.

Multiparametrik prostat MRG, prostat içindeki şüpheli alanların daha ayrıntılı şekilde görüntülenmesini sağlayan önemli bir incelemedir. Bu yöntem sayesinde prostat dokusundaki riskli bölgeler daha net değerlendirilebilir. Ayrıca PI-RADS skorlaması kullanılarak biyopsi gerekliliği ve hedefleme planı konusunda karar verilebilir.

Kesin tanı ise prostat biyopsisi ile konur. Biyopsi sırasında prostat dokusundan örnekler alınır ve bu parçalar patolojik incelemeye gönderilir. İşlem ultrasonografi ya da manyetik rezonans görüntüleme rehberliğinde planlanabilir. Patoloji sonucunda kanser hücresi saptanırsa hastalığın yapısı hakkında daha ayrıntılı bilgi elde edilir.

Biyopsi materyalinin değerlendirilmesinde Gleason skoru da önemli bir yer tutar. Bu skor, tümörün ne kadar agresif olduğunu anlamaya yardımcı olur. Düşük Gleason skoru daha yavaş seyirli bir hastalığa işaret ederken, daha yüksek skorlar daha agresif özellikler taşıyan prostat kanserlerini düşündürebilir. Tanı ve risk değerlendirmesi birlikte ele alınarak sonraki tedavi planı oluşturulur.

Prostat Kanseri Evreleri

EvreAçıklama
Evre ITümör prostatta sınırlı, küçük ve düşük Gleason skoruna sahip
Evre IITümör prostatta sınırlı ancak daha büyük veya daha yüksek Gleason skorlu
Evre IIITümör prostat kapsülünü aşmış, seminal veziküllere yayılmış olabilir
Evre IVTümör komşu organlara veya uzak bölgelere (kemik, lenf nodları) yayılmış

 

prostat-kanseri-evreleri

 

Prostat Kanseri Tedavi Seçenekleri

Prostat kanserinde tedavi seçimi, hastalığın evresine, tümörün risk düzeyine, yayılım durumuna, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Düşük riskli ve yavaş ilerleme eğilimindeki bazı prostat kanserlerinde hemen aktif tedaviye başlanması yerine aktif izlem yaklaşımı tercih edilebilir. Bu yöntemde hastalık düzenli PSA ölçümleri, manyetik rezonans görüntüleme ve gerektiğinde tekrar biyopsi ile yakından takip edilir. Amaç, gereksiz tedaviden kaçınırken hastalığın kontrol altında tutulmasıdır.

Cerrahi tedavi seçenekleri arasında radikal prostatektomi önemli bir yer tutar. Bu ameliyatta prostat bezi seminal veziküllerle birlikte tamamen çıkarılır. Günümüzde bu işlem çoğu merkezde robotik yardımlı laparoskopik yöntemlerle uygulanmaktadır. Uygun hastalarda sinir koruyucu tekniklerin kullanılması, cinsel fonksiyonun korunma olasılığını artırabilir.

Radyoterapi de prostat kanseri tedavisinde sık kullanılan yöntemlerden biridir. Eksternal radyoterapide, prostat bölgesine dışarıdan kontrollü şekilde radyasyon uygulanır. Brakiterapide ise radyoaktif kaynaklar doğrudan prostat içine yerleştirilir. Hangi radyoterapi yönteminin uygun olduğu hastalığın özelliklerine göre belirlenir.

Hormon tedavisi, yani androjen deprivasyon tedavisi, testosteronun baskılanması yoluyla tümör büyümesini yavaşlatmayı amaçlar. Bu yaklaşım özellikle ileri evre veya metastatik prostat kanserinde temel tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilir.

Hastalığın hormona dirençli hale geldiği durumlarda ise kemoterapi, yeni nesil hormon tedavileri ve hedefe yönelik tedaviler gündeme gelebilir. Enzalutamid ve abirateron gibi ilaçlar bu süreçte kullanılan seçenekler arasında yer alır. Tedavi planı her hastada farklılık gösterdiği için karar süreci, hastalığın özellikleri ve bireysel değerlendirme doğrultusunda oluşturulur.

Prof. Dr. Kadir Önem öneriyor: Prostat kanseri erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilir bir hastalıktır. 50 yaşından itibaren yıllık PSA testi ve ürolojik muayene yaptırmak hayat kurtarabilir. Ailede prostat kanseri öyküsü varsa taramaya 45 yaşında başlanmalıdır.

Prostat Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Prostat kanseri ölümcül mü?

Erken evrede yakalanan prostat kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı neredeyse %100 dür. Lokalize prostat kanserinde prognoz oldukça iyidir. Ancak metastatik evrede tedavi zorlaşır, bu nedenle erken tanı hayati önem taşır.

Her PSA yüksekliği prostat kanseri midir?

Hayır. PSA yüksekliği prostat büyümesi, prostatit, idrar yolu enfeksiyonu veya son rektal muayene gibi birçok durumda görülebilir. PSA yüksekliğinde ileri tetkiklerle kanser araştırılır.

Prostat kanseri önlenebilir mi?

Kesin bir önleme yöntemi yoktur ancak düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması ve düzenli tarama ile riskin azaltılması ve erken tanı mümkündür.

 

Prof. Dr. Kadir Önem

Prof. Dr. Kadir ÖNEM

Nöroüroloji • Fonksiyonel Üroloji • Rekonstrüktif Üroloji • İdrar Kaçırma • Prostat ve Mesane Hastalıkları • Genel Üroloji • Onkoloji • Mesane Kanseri

WhatsApp Hızlı İletişim